Fikir Oluşturan Kitaplar

Geleneğin İcadı

9/11/2009 · Kategori: Kitap Tavsiyeleri

Birinci Dünya Savaşının sonuçlanmasına bir yıl kala dünya düzeninin yeniden şekillendiği bir sırada Mısır’ın İskenderiye şehrinde dünyaya gelen İngiliz tarihçi, Marksist Profesör Eric John Ernest Hobsbawn ve adı O’nun kadar bilinmeyen Terence Ranger’in birlikte derlediği bir eseri sizlere tavsiye ediyorum. Yalnız kitap ile ilgili bilgilere geçmeden, Hobsbawn’ın yazdığı onlarca kitaba bakarak İngiliz Marksistlerle Türk Marksistleri siyasal sistemin tanımı ve yorumlaması açısından aynı kefeye koymamanızı rica edeceğim.

Mehmet Murat Şahin tarafından Türkçemize kazandırılan ve Agora Kitaplığı’nca birinci basımı Eylül 2006’da yapılan bu eser Avrupalıları olduğu kadar benzer bir dizayna tabi tutulan bizleri de çok yakından ilgilendiriyor. “Geleneğin İcadı” isimli bu eser, altı ayrı yazarın biri giriş olmak üzere yedi ayrı tebliğinin derlenmesinden oluşuyor.

İcat edilen gelenekler bağlamında; İskoçya’nın Highland geleneği, romantik dönemdeki Gal kimliğinin keşfi, 19.yy.ın ilk yarısında Britanya Monarşisi geleneklerinde icat edilen köklü değişimler, İngiliz Kraliçesi Victoria döneminde sömürge Hindistan’ında ve Afrika ülkelerinde otoriteye hizmet etmek için icat edilen gelenekler ve son olarak 1870-1914 yılları arasında Avrupa’da icat edilen seri üretim gelenekler kitapta eserde yer almaktadır.

Geçmişe kuvvetlice referans yapılarak otoriteyi kuvvetlendirmek amacıyla yakın zamanlarda icat edilmiş geleneklerin anlatıldığı eserde, devletlerin neden böyle bir icada başvurduğu da satır aralarında yer almaktadır.

Dünya siyasal sisteminin değişiminin gerçekleşip toplumsal hızlı dönüşümlerin yaşandığı dönemlerde; “eski” geleneklerin tasarladığı toplumsal kalıpların zayıfladığı, yeni kalıpların gereklerine uyum sağlayamadığı ve beklenen kurumsal katkıyı vermediği görülmüştür.

Dolayısıyla devletler; değişen pratik ihtiyaçları karşılamak üzere, kurumsallaşarak kitlelere mal olan, hızla tabana yayılan, tarihsel geçmişle bağlanarak süreklilik oluşturan bu geleneklerin varlığına ihtiyaç duymaktadır.

Zoraki rutin tekrarlamalarla kendi geçmişlerini oluşturacak olan icat edilmiş yeni gelenekler, toplumsal bilincin oluşumunda ve toplum katmanlarının birbirine bağlanmasında önemli derecede katkı sağlayacaklardır.

Yeni sembollerin boy göstereceği zengin ambarlardan, yeni ulusal marşlar, bayraklar, armalar, parlak kumaştan kıyafetler, bando ve zengin görselliğe sahip törenler ve daha bir sürü icat edilmiş suni uydurma pratik merkezi otorite tarafından sahaya sürülecektir.

Hobsbawn gelenekleri; (a) Toplumsal beraberliğe katkı sağlayıp grup aidiyeti oluşturan gelenekler, (b) Kurumları, statü ve otorite ilişkilerini oluşturan veya meşrulaştıran gelenekler ve (c) Ana amacı toplumsallaşma, inançların, değer yargılarının ve davranış teamüllerinin aşılanıp aktarılması olan gelenekler olmak üzere üçe ayırıyor.

Hak ettiği gerçekliğinden koparılarak, bir ulusun ya da bir hareketin ideolojisi veya bilgi sermayesinin parçası haline getirilen tarihin halkın hafızasında saklanan tarih olmayacağı, işi bunu yapmak olanlarca seçilen, yazılan, resmedilen, popülerleştirilen ve kurumsallaştırılan bilgi paketlerinden oluşacağı ifade edilmektedir.

Eserde Gal kimliği konusunu masaya yatıran Prys Morgan, kendine güvenin kaybolmasının temelinde tarih bilincinin yitirilmesinin yattığını belirtmektedir.

19.yy.ın ilk yarısında Britanya Monarşisi geleneklerinde icat edilen köklü değişimleri inceleyen David Cannadine, “Modern toplumlar hala mite ve ayine ihtiyaç duyuyorlar. Bunu da monark ve ailesi sağlar”.[1] tezine dayanak olarak Kraliçe II.Elizabeth’e yapılan abartılı popüler ritüelleri göstermektedir.

Eserde, otoritenin sağlanmasında geleneğin icadına ilişkin bariz bir örnek olarak Hindistan tasvir edilmiştir. Babürlülerden devralınan Hindistan’ın, Britanyalılar tarafından “modernist” bir idareyle yönetilecek olması nedeniyle yeni bir tür medeni ya da kamusal düzeni amaçlayan ilkelerin geliştirilmesi gerekeceği vurgulanmaktadır. Britanyalılarla işbirliği yapan bölgesel hükümdarlar ve halkları arasında, hakimiyetin tam anlamıyla kabulü, sadakat ve otoritenin sağlanabilmesi ve etkili olabilmesi için bunların sembolik usullerle hayata geçirilmesi gerektiğini fark ettiler. Bunun için Hindistan genel valilerinin ve kahramanların geliş ve gidişleri, İngiliz krallarının doğum, ölüm ve taç giymeleri, sadık Hintlilere sunulan madalyaları konu alan törenleri icat ettiler. Hatta Hintlilere özgü bir asilzade sınıfı oluşturmaya bile çalıştılar.

Değerli dostlar, kitap ile ilgili dikkat çekici ayrıntı o kadar çok ki, burada hepsinden bahsetmeye yerimiz yetmeyecek. Siz yine iyisi mi, kitabı temin edip okumaya bakın.

“Geleneğin İcadı”nı dikkatle okunması gereken bir eser olarak değerlendiriyorum. Siz ne dersiniz.?

 İyi okumalar……



[1] I.Gilmour, The Body Politic (Londra, 1969), s.313

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »