Maden Savaşları
9/11/2009 · Kategori: Kitap Tavsiyeleri
Değerli okurlar; şimdi sizlere üçüncü baskısı Haziran 2009’da Timaş Yayınlarınca yapılan ve ülkelerin davranış mekanizmalarını etkileyen faktörlerden birini (bence en önemlisini) inceleyen bir eseri tavsiye edeceğim. Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden Prof.Dr.Doğan Aydal tarafından kaleme alınan, yeryüzünde bulunan madenlerin neden olduğu savaşları konu alan bu eserin adı: “Maden Savaşları (Dünyanın Kara Talihi)”.
Haçlı seferleri sonucunda dünya zenginlikleri ve bilimsel ilerleme ile karşılaşan ve merak içinde kalan Avrupalı ülkelerin, bu zenginliklere ulaşabilmesi için önce Selçuklu Devletini arkasından da Akdeniz’i adeta bir Türk Gölü haline getiren Osmanlı İmparatorluğunu geçmesi gerekiyordu.
Deniz yoluyla alternatif güzergâhlar arayan Avrupalılar, gerekli para için vatandaşlarının dini duygularını istismar ederek “Hıristiyanlık dinini yaymak” gerekçesiyle para toplamışlar, ekonomik çıkar amaçlı seferleri için lazım olan parayı ancak bu yolla toplayabilmişlerdir.
ABD’nin ardından Vasco De Gama’nın Hindistan’a ulaşmasıyla başlayan keşifler Avustralya ve Yeni Zelanda ile devam etmiştir.
Altın, elmas, toryum, bor, krom, petrol, doğalgaz gibi doğal zenginliklerin gaspının getirdiği insanlık çilesinin anlatıldığı kitap, bu uğurda güçlü devletlerin uyguladığı cinayetleri, fiziki şiddeti ve siyasi/psikolojik taktikleri de anlatmaktadır. Maden varlığı nedeniyle zenginleşmesi ve refaha kavuşması gereken Kara Afrika’nın kara insanlarının aksine büyük yoksulluk ve acılar çekmektedir.
Yeraltı ve yerüstü zenginliklerine sahip olmayı kafasına koymuş Batılı güçlerin uyguladıkları tipik bir taktik eserde zikredilmektedir; işgal edilen ülkelerdeki azınlık bir grubun kendi yanlarına çekilmesi ve onların lojistik desteklerini alarak, işgal edilen ülkenin idaresinin kolaylaştırılmasının sağlanması. Bu işlem iki temel şekilde yapılmaktadır; bunlardan ilki, onlara daha fazla imkân sağlamak, ikincisi ise bu azınlıktan seçtikleri kişileri o ülkede idareci konumuna getirmektir. Böl-yönet taktiği yani. Yazar, Çad’daki Müslüman-Hıristiyan, Ruanda’daki Tutsi-Hutu kabileleri arasında oluşturulan suni farklılığı bu taktik çerçevesinde çok güzel bir şekilde anlatmaktadır.
Yazar ayrıca, maden zenginliğine sahip Güney Afrika’daki ülkelerde Rusya tarafından desteklenen Marksist Leninist Kurtuluş Ordusu kurulduğunda, ABD ve Güney Afrika tarafından desteklenen bir başka hürriyet savaşçısı grubun hemen ortaya çıktığını da ifade etmektedir.
Prof.Aydal, maden savaşları ile AIDS arasında bir bağlantı olabileceği tezini gündeme getirmektedir. Bu hastalığın salgın olarak 1984-1985 yıllarında madence zengin ülkelerde aynı anda başlamasını, eşcinsel ilişki ile yayıldığının belirtilmesine rağmen hasta olan 25 milyon kişinin %76’sının kadın olmasının, virüsün siyah insanlarda %30-35 oranında bulunmasına rağmen beyazlarda sadece %0.6 oranında seyretmesinin dikkat çekici olduğunu iddia etmektedir.
Yazar, eserinde ayrıca Mavi Akım projesi, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattı projesi, Kerkük’ün jeopolitik önemi, 5574 sayılı Türk Petrol Kanunu ve bor madeni hakkında önemli değerlendirmelerde bulunmaktadır.
Okumaya değer bir eser olduğunu düşünüyorum değerli dostlar. Dilinin sadeliği ve konuların güncelliği nedeniyle fazla zorlanmayacağınızı tahmin ediyorum. Sağlık ve esenlikle hoşça kalın efendim…
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır